28.03.2011

Ambleminde ay-yıldız olan spor kulüpleri

Bazı Beşiktaşlılarda sadece Beşiktaş'ın ambleminde ay-yıldız olduğuna dair garip bir yanılgı var. Bu yanılgıyı ortadan kaldırmak için ambleminde ay-yıldız olan spor kulüplerinin bir bölümünü ortaya koymaya çalışacağım (tabii Beşiktaş dışındakileri):

Süper Lig Takımları
Bursaspor Kulübü


 Kasımpaşa Spor Kulübü

1. Lig Takımları

 
Karşıyaka Spor Kulübü


2. Lig Takımları

Eyükspor Kulübü

Elazığspor Kulübü


Konya Torku Şeker Spor Kulübü


3. Lig Takımları

 Kırıkhanspor Kulübü


 İstanbul Spor Kulübü


Diyarbakır Kayapınar Belediyespor


Beylerbeyi Spor Kulübü


Belediye Bingölspor


Sancaktepe Spor Kulübü

Bunların dışında birçok amatör küme takımının da ambleminde ay-yıldız bulunmaktadır.


25.03.2011

"Necmettin Erbakan" serbest "Deniz Gezmiş" yasak!

Tunceli'de bir caddeye Deniz Gezmiş'in adının verilmesini mahkeme reddetmiş. Haber şöyle:
Tunceli Hozat'ta belediye yetkililerinin "Deniz Gezmiş" isminin caddeye verilmesi talepleri "ayrımcılığa ve bölücülüğe" yol açtığı gerekçesiyle reddedildi.

Hozat Belediyesi, Köprübaşı Mahallesi'ne bulunan Taner Yolu olarak geçen caddeye 70'li yılların devrimci liderlerinden Deniz Gezmiş'in ismini vermek istedi. Ancak, bu talep,  Hozat Kaymakamlığı tarafından suç ve suçluyu övmekten ötürü kabul edilmedi.

Bunun üzerine Belediye, Malatya İdare Mahkemesi'ne dava açtı. Mahkeme, "Deniz Gezmiş Caddesi" adının ayrımcılığa ve bölücülüğe yol açtığı gerekçesiyle davanın reddedilmesine karar verdi.
Eski TCK'nın 312/2 madde ve fıkrasından yani "Halkı; sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge farklılığı gözeterek kin ve düşmanlığa açıkça tahrik" etmekten hapis cezası almış Necmettin Erbakan'ın adı caddelere, parklara, bulvarlara, kongre merkezlerine verilirken sorun olmuyor da neden Deniz Gezmiş adının bir caddeye verilmesi "ayrımcılığa ve bölücülüğe" yol açıyor? Ama doğru. Burası Türkiye. Bunun mutlaka mantıksız bir açıklaması vardır...

24.03.2011

Beklentilerim...

Malumunuz seçim tarihi yavaş yavaş yaklaşıyor. Bu nedenle önümüzdeki dönemde yapılmasını beklediğim bazı şeyleri listelemek istiyorum. Bunları yapacağını vaad eden ve beni ikna eden partiye oyumu gönül rahatlığıyla vereceğimi söyleyebilirim. İşte yapılmasını beklediklerim (belirli bir önem sırası yok, aklıma geldiği sırayla yazıyorum):
  1. İlk ve orta öğretimde zorunlu din dersinin kaldırılması. (Burdan artan haftada 1 saat ders felsefeye kaydırılacak. Felsefe dersinde, tamamen tarafsız bir bakış açısıyla dinler tarihi ve din felsefesi konularına da yer verilecek.)
  2. Pilot uygulaması yapılan ve önümüzdeki yıllarda kullanılmaya başlanacak olan kimlik kartlarındaki din hanesinin bu karttan tamamen çıkarılması.
  3. Milletvekili ve memur dokunulmazlıklarının düzenlenerek kapsamının azaltılması.
  4. İnternet yoluyla işlenen suçlarla ilgili davalara bakacak özel ihtisas mahkemeleri kurulması.
  5. Zorunlu askerliğin kaldırılarak profesyonel orduya geçilmesi.
  6. Seçim barajının indirilmesi.
  7. Petrol ve doğalgaz ürünleri ile alkolden alınan verginin insani seviyelere indirilmesi.
  8. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kapatılması. (Camilerin cemaatlerinden topladıkları bağışlarla varlıklarını sürdürmesi gerekir.)
Şimdilik aklıma gelenler bunlar. Mutlaka atladıklarım vardır. Aklıma geldikçe listeye eklemeler yapacağım. (23.03.2011) 

      9. Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprülerinden geçişte alınan ücretin iptal edilmesi. (25.03.2011)
   10. Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun özgürlükçü bir temelde yeniden yapılması. (22.04.2011)
  11. Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kanunu'nun yürürlükten kaldırılması. (20.06.2011)


19.03.2011

Mehmet Ali Aydınlar, Fenerbahçe Acıbadem ve Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanlığı

2009-2010 sezonunda bütün sezon sadece 2 yenilgi alan takımın en önemli yıldızını takımda tutamayacaksın, onun yerini doldurmak için 2 tanesini lig maçlarında oynatamayacağını bile bile 4 yıldız(!) alacaksın, o kadroyla adeta bir mucize yaratmış olan antrenörü "bu yıldızların başına daha üst düzeyde bir antrenör gerekir" gibi bir gerekçeyle göndereceksin ve tüm bunları 50 yaşına kadar hiçbir ilgin olmadığını söylediğin bir spor dalında yapacaksın... Sonra bir de kalkmış Fenerbahçe Spor Kulübü'ne başkan olmaktan falan bahsedeceksin. Pes doğrusu. Ben, şahsen, kendi adıma Yıldırım Demirören gibi bir başkan istemiyorum. Aklı başında hiçbir Fenerbahçe taraftarının da doğru düzgün bilgisi olmadığı bir spor dalında böyle pervasızca hareket edebilen, sadece transferle bir şey yapılabileceğini sanan, takım sporlarının en önemli noktası olan takım olma kavramının anlam ve önemini idrak edememiş birisini Fenerbahçe başkanı olarak görmek isteyeceğini sanmıyorum. Hele ki Beşiktaş'ın bu seneki durumu, bu tip bir başkanlık anlayışının ne kadar zararlı olduğunu veya olabileceğini adeta herkesin gözüne sokarken, Mehmet Ali Aydınlar gibi insanların spor yöneticiliğinden neden uzak durması gerektiğini çok daha kolaylıkla anlayabiliriz.

14.03.2011

Zorunlu Din Dersi Meselesi

İsmet Berkan'ın 2008 yılında 5 gün arka arkaya Radikal'de yazmış olduğu makaleleri aşağıda bulabilirsiniz. Medyada çok fazla yer bulan ve tartışılan bir konu değil. Bu konuda yazılmış en düzgün ve derli toplu yazılar olduğunu düşündüğüm ve kaybolup gitmelerine gönlüm el vermediği için paylaşmak istedim:

13.03.2011

Genetik araştırmalara göre Oğuz göçü tartışması

M. Timuçin Binder'in Virgül dergisinde yayımlanan makalesi (kaynak):

8.01.2011

Olgu ve Kuram Olarak Evrim - Stephen Jay Gould

Stephen Jay Gould'un "Evolution as Fact and Theory" başlıklı makalesinin Bilim ve Gelecek dergisinin 70 numaralı Aralık 2009 sayısındaki çevirisi aşağıdadır. Bilim ve Gelecek dergisi e-abonelik promosyonu olarak 70. sayısını bedava erişime açmıştır.



26.12.2010

Mutlu Noeller

Timeturk.com haber sitesindeki haber şöyle:

Bağdat caddesinin orta yerine, "Mutlu Noeller" pankartı astıran CHP ilçe teşkilatı, ilçe halkının büyük öfkesine neden oldu. Bağdat Caddesi'nin tam ortasına, Kadıköy İlçe Başkanlığı tarafından asılan pankartta 'Mutlu Noeller' ibaresi yer alınca tepkilerin ardı arkası kesilmedi..

Bağdat Caddesine CHP tarafından asılan "MUTLU NOELLER"afişi, konuyla ilgili tepkilerden yaklaşık 2 saat sonra kaldırıldı.

Bölgede bulunan ve skandal pankartı gören vatandaşlar isyanlarını o pankartı haberleştirmek isteyen gazeteci.tv mubarine anlattı. Kimisi, "CHP böyle mi seçimi kazanacak?" derken kimisi de "Hristiyan olduk da haberimiz mi yok?" dedi. Eleştirilerin hedefinde ise Kadıköy'ün Belediye Başkanı Selami Öztürk ile İl Başkanı Berhan Şimşek vardı. Selami Öztürk'ün bu pankarta göz yumarak kendi ayağına sıktığını söyleyen de vardı, Berhan Şimşek'in inançlı kesimlerin dini hassasiyetlerine sinsice saldırdığını söyleyen de..

Tabii ya zaten bu memlekette sadece müslümanlar yaşıyor. Hristiyan yok, musevi yok, dinsiz yok... Türk dediğin müslümandır zaten. Olmayanı da salla gitsin. Yaşamaya bile hakkı yok ki müslüman olmayanın. Nasıl olsa en nihayetinde cehennemde yanıp kül olacaklar.

Haliyle siyasi partilerin de sadece İslam'la ilgili özel günleri kutlaması gerekir. Kurban bayramı, ramazan bayramı, bilumum kandil ve hatta 20. yüzyılın en büyük keşfi olan kutlu doğum haftasını büyük büyük pankartlarla kutlaması gerekir. Neymiş öyle noel kutlaması falan. Ayaklarını denk alsınlar. Böyle saçma sapan şeyler yapmasınlar. Türk milletinin elhamdülillah müslüman olduğunu unutmasınlar. Yoksa müslüman Türk milleti seçimlerde onlara haddini bildirir. Ona göre ha. Dikkatli olun. Özellikle sen CHP!!! Haddini bil, ayağını denk al. Bir daha da öyle noel kutlaması falan görmeyeyim. Bir de Bağdat Caddesi'nin orta yerine asmışsın. Yuh be sana yuh. Sen bunlara akıl izan ver yarabbi...

3.10.2010

2010 Satranç Olimpiyatı Sonuçlandı

Rusya'nın Khanty-Mansiysk şehrinde gerçekleşen 39. Satranç Olimpiyatı ülkemizde basında hiç yer almadan (aldıysa da ben görmedim, duymadım) başladı ve bitti. Hem de kadın ve erkek takımlarımız bu organizasyonda yer almış olmasına rağmen.

Erkeklerde Ukrayna, kadınlarda ise Rusya altın madalyaya ulaşırken, Türkiye erkeklerde 149 takım içinde 45. sırada, kadınlarda ise 115 takım içinde 38. sırada tamamladı. Erkekler ve kadınlarda ilk 10'un sıralamasını aşağıdaki resimlerde görebilirsiniz.

2010 Satranç Olimpiyatı Puan Durumu (Kadınlar)
(www.chess-results.com'dan alınmıştır.)


2010 Satranç Olimpiyatı Puan Durumu (Erkekler)
(www.chess-results.com'dan alınmıştır.)

Turnuvayla ilgili çok daha detaylı istatistiklere burdan, turnuvanın resmi sitesine ise burdan ulaşabilirsiniz.

Bu arada 40. Satranç Olimpiyatı'nın 2012'de Türkiye'de yapılacağını da hatırlatmak isterim. Belki bu sefer basınımız (ünlü düşünür Pierre van Hooijdonk'un deyimiyle QTM yani Quality Turkish Media :) bu organizasyona karşı daha ilgili olabilir.

10.09.2010

o bir efsane...

Türkiye televizyonlarının en kötü Türkçe konuşan insanı. Kötü kelime seçimleri ve gereksiz yere uzatarak anlamsızlaştırdığı ve laf salatasına çevirdiği cümlelerle televizyon başında sinirlerimi geren adam. Bir insan arada bir de olsa doğru düzgün, anlamlı ve mantıklı cümleler kuramaz mı? Yok. Adam kuramıyor. Adamın düzgün Türkçe bir cümle kurduğuna şahit olamadım. Ama ümitliyim. Kendisini çok yakından takip ediyorum. Eminim bir gün bu zorlu hedefe ulaşacaktır.

8.09.2010

Tayyip'in derdi...

Bu paketteki en can alıcı ve Tayyip tarafından en önemli görülen noktanın, paketin Anayasa'nın 125. maddesiyle ilgili değişiklik olduğunu düşünüyorum. İlk olarak bu değişikliğin ne olduğuna bakalım:
Madde 125 – İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır. (Ek hüküm: 13.8.1999-4446/2 md.) Kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinde bunlardan doğan uyuşmazlıkların millî veya milletlerarası tahkim yoluyla çözülmesi öngörülebilir. Milletlerarası tahkime ancak yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar için gidilebilir.

Cumhurbaşkanının tek başına yapacağı işlemler ile Yüksek Askeri Şuranın kararları yargı denetimi dışındadır. Ancak, Yüksek Askeri Şuranın Silahlı Kuvvetlerden her türlü ilişik kesme kararlarına karşı yargı yolu açıktır.

İdari işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlar.

Yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı(dır) olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez.

İdari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe gösterilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir.

Kanun, olağanüstü hallerde, sıkıyönetim, seferberlik ve savaş halinde ayrıca milli güvenlik, kamu düzeni, genel sağlık nedenleri ile yürütmenin durdurulması kararı verilmesini sınırlayabilir.

İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.
Kırmızı ile işaretli bölümler 125. maddeye eklenmek istenen kısımları gösteriyor. Burada benim dikkat çekmek istediğim nokta kırmızı ile işaretli ikinci bölüm. Yani yargının, idarenin eylem ve işlemleriyle ilgili yerindelik denetimi yapamayacağını getiren madde.

Peki bu madde neden Tayyip için bu kadar önemli? Tayyip'in referandum konuşmalarını izleyen herkes bunu rahatlıkla görebilir aslında. Meydanlarda toplanmış şakşakçılarına bunu açıkça ifade ediyor. Şunu şu kadara satmaya çalıştık, yargıtay iptal etti. Bunu satmaya çalıştık iptal etti. Şöyle yaptık iptal ettiler. Böyle yaptık iptal ettiler.

Tayyip bu denetimlerden sıkılmış durumda. Öyle yerindelik denetimi falan kaldıramıyor artık. Tayyip bir karar aldırdığı zaman bunun yapılması gerekiyor. Yargıçların bu kararları yerindelik yönünden denetlemesine ve iptal etmesine dayanamıyor. Ben hukuki kılfına uydururum siz de sadece hukuki yönde denetlersiniz ve ben de istediğim şeyi iştediğim gibi satarım, yaparım diyor.

Bana göre bu anayasa değişiklik paketinin özü budur.

15.05.2010

8.05.2010

Komik kanal!

Geçen hafta Cumartesi günü yani 1 Mayıs'taki boks maçını bir hafta sonra canlı yayın diye millete kakalamaya çalışmak biraz komik olmuyor mu?

21.04.2010

Hadi lan ordan!

Yanlış anlaşılmasın, Bilica gerzeğinin yaptığı dangalaklığı savunacak değilim ama bu tip zırvalıklara da ancak kıçımla gülerim.

3.04.2010

O mu 0 mı?

A, B ve AB'nin dışında kalan kan grubu O (alfabede n'den sonra gelen harf) mudur yoksa 0 (sıfır) mı?

1.04.2010

Din hanesi neden kaldırılmalıdır?

Agnostik.org'dan nüfus cüzdanındaki din hanesiyle ilgili bir makale: Din hanesi neden kaldırılmalıdır

28.02.2010

Yararlı Mutasyonlar

Bilim Güncesi adlı blogdan, evrim karşıtlarının mutasyonlarla ilgili zırvalarına adeta tokat gibi bir cevap:

Yararlı değişinimler (mutasyonlar)

Değişinimler (mutasyonlar), canlılardaki çeşitliliğin ana kaynağıdır. Bir gendeki değişinim, canlının bulunduğu ortamda yaşama ve çoğalma şansını artırıyorsa sonraki nesillerde daha çok canlıya geçerek o genin topluluktaki sayısını artırır. Bulunduğu canlının çoğalma şansını azaltan değişinimler ise daha az canlıya geçtikleri için ayıklanırlar. Yararlı değişinimlerin birikmesi, zararlı olanların ayıklanması sayesinde, bulundukları ortama daha iyi ayak uydurmuş canlılar gelişir. Değişinim denince akla önce zararlı etkiler gelse de birçok yararlı değişinim vardır ve oluşmaktadır. Bu yazıda önce bilim adamlarınca incelenmiş yararlı değişinim örneklerinden dördünü aktarıyor, ardından değişinimlerin moleküler temeli hakkında bilgi veriyorum.

Yazının devamı ->>
...

21.02.2010

Hukuk(!) Devleti

2009'dan bir haber:
2007 seçimleri öncesi Erzurum'un Olur ilçesinde giden Sağlık Bakanı Recep Akdağ, bir kahvehanenin önünden geçerken vatandaşlarla tokalaşmıştı. Akdağ, kahvehanedeki Kırıkkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü öğrencisi Durmuş Şahin'e (24) de elini uzatmış, ancak Şahin, "Ben iktidar olup da vatana hizmeti dokunmayanın elini sıkmam" diyerek bakanın elini sıkmamıştı.

TOKALAŞMADIĞIM İÇİN BENİ TUTUKLATTI

Bakan Akdağ’ın şikayeti üzerine gözaltına alınan ve çıkarıldığı mahkemece tutuklanan Şahin, 5 gün hapis yattıktan sonra avukatlarının itirazı üzerine tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı. Hakkında 'kamu görevlisine hakaret' suçundan 3 aydan 2 yıla kadar hapis istemi ile Olur Sulh Ceza Mahkemesi'nde dava açılan Şahin, karar duruşmasında, "Kahvede otururken Sağlık Bakanı seçim gezisi için vatandaşlarla tokalaştığını gördüm. Bu sırada benimle de tokalaşmak istedi. Ben de Bakan beyle tokalaşmak istemedim. Tokalaşmak zorunda da değildim. Tokalaşmadığım için beni tutuklattı" dedi.

Mahkeme heyeti, Durmuş Şahin'i 'kamu görevlisine alenen hakaret' suçundan TCK'nın 125'inci maddesi kapsamında 'Onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikteki' eyleminden dolayı 2 ay hapis cezasına çarptırdı. Durmuş’un hapis cezası para cezasına çevrilerek 1720 TL para cezası ödemeye mahkum edildi.
Bu da anayasamızdan:

MADDE 2. – Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.

22.01.2010

Kaç fırın ekmek yemek lazım?

Kimse kusura bakmasın ama Özer'in, Alex'in sol taşağı olabilmesi için 2-3 yıl içinde 5 fırın ekmek tüketmesi gerekir.